Amerika’da Başarılı Bir Türk Koçu: Sercan Fenerci

Amerika’da Başarılı Bir Türk Koçu: Sercan Fenerci
Türkiye’deki altyapı kariyeri sonrasında üniversite eğitimi için ABD’nin yolunu tutan Sercan Fenerci, çeşitli takımlarda edindiği oyunculuk deneyiminin ardından, Amerikan Kolej Basketbol NJCAA Ligi’nin köklü takımlarından Lamar Community College’ın başında bulunuyor. Amerikan Kolej Basketbol Ligi’nin tek Türk başantrenörü konumunda bulunan 36 yaşındaki genç çalıştırıcı, son 2.5 yıldır bu takımı çalıştırıyor.
İlk olarak sizleri tanıyarak başlayalım.
Ben İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğup büyüdüm. 12 yaşındayken boyumun yaşıtlarıma göre daha çabuk uzaması ile ailemden basketbol fikri geldi. Basketbola başlamamdaki en büyük sebep, Anadolu Efes’in o efsane kadrosu ile Koraç kupasını alması oldu. İstanbul DSİ’de genç takımı bitirdikten sonra, ailemin üniversite eğitimi almamı istemesi ile Amerika’nın yolunu tuttum. İlk senemi ESL (English as a Second Language) dersleri alarak geçirdim. Sonrasında kapı kapı dolaşarak, mektup ve e-mail ile üniversite koçlarına kendimi tanıttım.
Bu arada Amerika’nın Massachusetts eyaletindeki Northern Essex Community College koçu beni aradı ve takımına davet etti. NECC’de burs almadan bir sene oynadım ve ilk çıktığım 6 maçtaki 20 sayı ve 20 ribaunt ortalamam benim adımın 4 yıllık okullar tarafından duyulmasını sağladı. 4 yıllık üniversitelerden birçok tam burs teklifi aldım. Bunların arasından Texas eyaletinden Angelo State University (ASU) tam burs teklifini kabul ederek burada 3 yıl daha oynayarak oyunculuk kariyerimi tamamladım. ASU’da 3. ve 4. yıllarımda çapraz bağ ve ayak tarak kemiği sakatlıkları benim oyunculuk kariyerime nokta koymama neden oldu. Okuldan mezun olduktan sonrada koçluk kariyerime başladım.
Kişisel yaşamınıza ve kariyerinize baktığımızda hayatınızın her yerinde basketbol olduğunu görüyoruz. Basketbol size tam olarak neyi ifade ediyor ve çıkış noktanız ne oldu?
Üniversiteden mezun olduktan Amerika’da bir şirkete girip çalışmaya başladım ama bunun benlik bir iş olmadığını anladım. Bu arada eski okulum Northern Essex CC’deki koçumla birkaç defa konuştum. Bana; takıma ve ona yardımcı olup olamayacağımı sordu. Ben de büyük bir istekle kabul ettim. Böylece Northern Essex CC’de gönüllü koçluğa başladım. NECC’den sonra sırasıyla Wheelock College’da (Boston) 2 yıl yardımcı antrenörlük, Plymouth State University’de (New Hampshire) 1 yıl yardımcı antrenörlük ve Thornton Lisesinde (Colorado) 2 yıl baş antrenör olarak çalıştıktan sonra, 1.5 senesi yardımcı antrenör ve son 2.5 senesi başantrenör olmak üzere National Junior College Athletic Association takımlarından Lamar Community College’da görev yapmaktayım.
Amerikan’da NJCAA 1. Ligi’nde Lamar Community College’ın başantrenörü olarak görev yapıyorsunuz. Takımda gelecek vaad eden, NBA’de oynayabilecek kapasitede oyuncularınız var mı?
Şu an kadromuzda bulunan 2 oyuncumuzda NBA potansiyeli var. İlki 2.14’lük Isaiah Martin. Kendisi çok iyi bir blokçu, boyunu iyi kullanabilen, pota etrafında çok iyi smaçlar bitirebilen bir oyuncu. Isaiah’in babası NBA takımlarından Denver Nuggets’ta oynayıp NBA tecrübesine sahip. Isaiah, eski Dallas Mavericks oyuncusu Tyson Chandler’a benzetiliyor. Diğer oyuncumuz 1.95’lik Wayne Stewart. Şu an ligimizdeki en iyi şutörlerden biri. Ama sadece dışardan attığı sutlarla oynamayıp içeride hücum eden, kısa mesafeden sutlar atabilen ve smaç yapmayı seven bir oyuncu. Wayne, Golden State Warriors’dan Klay Thompson’a benzetiliyor. Bu iki oyuncu dışında 2-3 tane daha oyuncumuz var, ben onların NBA olmasa bile profesyonel olarak bir yerlerde oynayabileceklerini düşünüyorum.
İlkbahar dönemindeki kadronuzda Türk oyuncu Ahmet Mert Yazıksız da olacak. Kendisinin takıma geliş sürecini anlatabilir misiniz? Kendisiyle nasıl diyaloglar kurdunuz?
Mert ile kontağa geçebilmemde aracılığı Kaan Onat Kalkan yaptı. Onun bana yolladığı highlightlar, yardımcı koçlarımın dikkatini çekti. Ondan sonra Mert ile direkt kontağa geçtik ve onun buraya gelmesine karar verdik.
Son dönemde NCAA’de boy gösteren birçok oyuncu, NBA’e adım atmak yerine Avrupa basketbolunda kariyerlerine devam ediyorlar. Türkiye’ye de NCAA Ligi’nden birçok yabancı oyuncu çaylak olarak geliyor. Sizce oyuncuların NBA yerine Avrupa’yı tercih etmelerinin başlıca sebepleri nelerdir?
Bunu Avrupa ve Türkiye ligini küçük göstermek amacı ile söylemiyorum ama NBA çok üst seviye bir lig ve sadece en iyiler oynayabiliyor. Birçok iyi oyuncu, Avrupa’ya gidip birkaç sene tecrübe kazandıktan sonra tekrar NBA’ye gelmeye çalışıyor.
NCAA yetkilileri ve antrenörlerin Türkiye’deki basketbol kültürüne bakış açıları ne durumda?
Türkiye’de basketbol son 15-20 senede içinde çok gelişti. Bunun en büyük kanıtı da Amerika’ya gelip burada NJCAA ve NCAA liglerinde oynayan birçok Türk oyuncu olarak gösterilebilir. Amerika’daki birçok koç Avrupa’ya gelip yıldız ve genç takım Avrupa şampiyonalarını seyrediyor. Burada Türkiye’nin aldığı başarılar çok önemli. Ben NCAA’deki birçok koçtan devamlı Türk oyuncular hakkında telefonlar alıyorum. Onlar da Türkiye’deki basketbolun Avrupa’nın en iyi 4-5 liginden biri olduğunu ve genç Türk oyunculara daha dikkatli baktıklarını biliyorum.
ABB International Academy projesi altında şu ana kadar birçok oyuncu, Amerika’da basketbol bursu hayaline ulaştı. Oyuncuların bu önemli süreçlerinde siz ne gibi rol oynuyorsunuz?
Benim ABB International Academy ile bağlantım Kaan Onat Kalkan ile başladı. Kaan ile yaptığımız birkaç telefon görüşmesi ve onun Türk oyunculara yardımcı olmak istemesi benim ilgimi çekti ve ABB ile çalışma kararı aldım. ABB, şu ana kadar birçok oyuncuya aracılık yapıp onların basketbol hayallerini gerçekleştirmesinde yardımcı oldu. Ben de bu konuda danışmanlık yaparak hangi oyuncuların hangi seviyelerde basketbol oynayabilecekleri konusunda yardımcı olmaya çalıştım. Türkiye’deki birçok oyuncu Amerika’da 1’den fazla seviyenin olduğunu bilmiyor ve bu konuda ben ABB’ye oyuncu seviyeleri ve lig seviyeleri hakkında yardımcı olmaya çalışıyorum.
Nisan ayında ABB International Academy, Türkiye’nin tek resmi NCAA seçmelerini düzenleyecek. Bu projeden kısaca bahsedebilir misiniz?
Bu proje sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da sayılı projelerinden biri olacak. Genç oyunculara Amerika’da spor bursu ve basketbol imkanı tanıyan bu proje, Türkiye’deki oyunculara Amerikan kolej koçları önünde kabiliyetlerini göstermeleri acısından çok önemli. Böylece bu oyuncular eğer kolej koçlarının gözüne girebilirlerse basketbol burs teklifi alma şansları olacak, bu da çok önemli. Çünkü Türkiye’deki genç oyuncuların büyük çoğunluğu böyle bir şansa sahip değil. O yüzden Kaan Onat Kalkan önderliğinde ABB’nin gerçekleştireceği bu proje Türkiye’deki oyunculara bu olanağı sağlayacak.
NCAA Seçmeleri için siz başta olmak üzere, Amerika’dan yetkililer ve önemli isimler burada olacak? NCAA’in bu seçmelere ve Türk gençlerine olan bakış açısı ne durumda?
Amerika’da üniversite koçları her zaman iyi oyuncu arayışı içerisinde oluyorlar. Her koçun kendine özel bir oyuncu seçme özelliği var ama bütün üniversite koçları, hangi seviye olurlarsa olsunlar, Avrupa’dan oyuncu getirmeyi çok istiyorlar. Türkiye’deki seçmeler koçlara, bu olanağı sağlayacaktır. Koçlar bu oyuncuları canlı olarak görme ve takımlarına herhangi bir oyuncu katabilmek amacı ile bu seçmelere önem veriyorlar.
Sizce genç bir oyuncu NCAA Seçmelerine neden katılmalı ve bu seçmeler, onların kariyerde ne gibi artı değer yaratacak?
Genç oyuncuların çoğunun fazla bir imkân olmadan Amerika’daki koçlara ulaşması o kadar kolay değil. Teknoloji ilerlemiş olsa dahi koçlar, oyuncuları canlı olarak izlemeden burs kararlarını vermiyorlar. Ben kendimde bahsedeyim, ben her gün dünyanın her yerinden en azından 10-15 mail alıyorum. Kimisine zamanım olmadığı için bakamıyorum bile. Bu Amerika’daki her koçun sorunu. O yüzden bu seçmeler Türkiye’deki oyuncuları görme açısından bu koçlar için çok büyük bir fırsat olacaktır. Seçmeler genç bir oyuncu için bulunmamış bir şans olacaktır.
NCAA seçmeleri sizin kariyerinize ne gibi katkılar yapacak?
Benim bildiğim kadarı ile Amerika’da üniversite seviyelerinde basketbolda baş antrenör olan tek Türk koç benim. Bu seçmelerde benim Türkiye’deki oyuncular ile daha iyi bir bağlantı kurmamı ve ABB ile olan ilişkimi daha yoğunlaştırmamı sağlayacak.
Genç bir antrenör olarak, basketbolcu olmak isteyen gençlere hedefleri doğrultusunda ne gibi tavsiyeler verirsiniz?
Benim için en büyük amaç hedefe kilitlenmekti. Ben genç oyuncuların hepsine kendilerine birkaç hedef koymalarını tavsiye ediyorum. Her basketbolcu bir gün NBA’de oynamak ister. Gençler hedefini NBA olarak koyarsa oraya ulaşamazlarsa bile en azından üniversiteler liginde daha sonra da belki de profesyonel olarak, Türkiye ya da başka ülkelerde oynama şansı bulabilirler. Hedef koymak dışında, bireysel çalışmalar çok önemli olacaktır. Günümüzde teknolojiyi kullanarak birçok şeyi öğrenmek mümkün ama bunları devamlı tekrar etmeden bir yerlere gelinmiyor ne yazık ki.
Çok çalışmak, basketbolun en önemli noktalarından biri. Bazen basketbol sahasına bile gitmeye gerek yok. Çok çalışmak için evde çok fazla ses çıkartmadan (aile fertlerini rahatsız etmeden) yapılabilecek birçok antrenman var. Evde her akşam yatmadan önce sınav ve mekik çekerek güçlenmek, elinde basketbol topu ile el çalışmaları yapmak sadece bunlardan birkaç tanesi olacaktır.